KNK Eşbaşkanı Murad: Seferberlik ruhuyla Kürdistan’ı koruyalım 2021-06-16 10:19:54 HABER MERKEZİ - “İç savaşın kazananı olmaz” diyen KNK Eşbaşkanı Zeynep Murad, “Gelin birlikte müzakere masasında oturalım. Çözüm, iç diyalogda. Düşmanca saldırılara karşı tek çözüm, mevzilerimizi güçlendirmektir” dedi. Kürdistan Demokrat Partisi’nin (KDP), Türk Silahlı Kuvvetleri’nin sınır ötesi operasyonuna dahil olmasının yankıları sürüyor. KDP’nin bu tutumunu eleştiren ve güçlerini çekmesi için birçok Kürt oluşumu, siyasi partisi, sivil toplum örgütü, aydını, yazarı ve sanatçısından tepki geldi. Avrupa’da Kürt sanatçılarının “KDP güçlerini çekmeli, karşı tutum almalı” çağrısından bir gün sonra Avrupalı parlamenterlerin de aralarında bulunduğu 250 kişilik Uluslararası Barış Heyeti, KDP’yi durdurmak için harekete geçti. Almanya ve KDP, heyetin büyük kısmını engellerken, Federe Kürdistan Bölgesi’nin Hewlêr kentine ulaşan 70 kişilik heyet, “Kürdistan’ı Savun İnisiyatifi”ni kurdu. Barış Heyeti’ne dünyanın birçok yerinden 251 aydın ve siyasetçiden destek geldi.    Kürdistan Ulusal Kongresi (KNK) de KDP’nin güçlerini çekmesi için oluşturduğu heyet, Federe Kürdistan’da bir dizi temaslarda bulundu. Türkiye’nin operasyonunu “işgal” olarak değerlendiren kongre heyeti, KDP’nin Türkiye’nin değil, Kürt halkının saflarında yer alması gerektiğinin altını çizdi.    Federe Kürdistan Bölgesi’nde görüşmeleri sürdüren KNK Eşbaşkanı Zeyneb Murad, bölgede yaşanan son gelişmelerle ilgili ajansımızın sorularını yanıtladı.    Federe Kürdistan Bölgesi’nde neler oluyor, Kürt güçleri arasında bir çatışma mı var?   Bölge halkı çok hassas ve ağır bir süreçten geçiyor. Bölgede iç sorunlarla birlikte ekonomik kriz derinleşiyor. Sorunlar çözüm yerine çıkmaza sürükleniyor. Tüm bu sorunlarla birlikte Türkiye’nin işgali operasyonları sürüyor. Bölgenin durumu gün geçtikçe kritik bir hal alıyor. Bölge ağır silahlarla bombalanıyor. Büyük bedeller sonucu elde edilen kazanımlar tehlikeye atılıyor. İç çelişkiler bu tehlikeyi daha fazla büyütmeye neden oluyor. Aynı zamanda saldırılara karşı büyük bir direniş de var. Kürt özgürlük hareketi, işgali kabul etmeyeceğini ve sonuna kadar direneceğini söylüyor. Direniş, amaç edilen planları bir bir boşa çıkartıyor.     KNK olarak Federe Kürdistan’da bir dizi temaslarda bulundunuz, bazı siyasi partiler, sivil toplum örgütleri ve şahsiyetlerle görüştünüz. Bu görüşmelerde KDP’nin tutumu nasıl değerlendiriliyor?     Murat Karayılan, olası bir iç savaşta taraf olmayacaklarının altını çizdi. KDP’den de aynı tutumu sergilemesini bekliyoruz. İç savaş Kürt halkına hizmet etmeyecektir. İç savaşın kazananı olmaz. Kürt halkı iç savaş istemiyor. Bu kırmızı çizgimizdir.   Bölgedeki iktidar partisi sorunların büyümesine hizmet ederse iç savaş riski artar. Zaten Türk devleti de bir iç savaşın çıkmasını istiyor. Türkiye operasyonlarda başarısız olunca bu yönteme başvurdu. Olası bir iç savaş Türkiye’ye hizmet eder ve Türkiye kazançlı çıkar. Şu an bir iç savaşın başladığını söyleyemeyiz, ama eşiğindeyiz. 5 Haziran’da Metîna’ya KDP güçlerinin kaydırılması buna yönelik bir adımdı. Bu bir sorumluluk tavrı değildir. PKK Yürütme Komitesi Üyesi Murat Karayılan, katıldığı bir televizyon programında olası bir iç savaşta taraf olmayacaklarının altını çizdi. Böylesi bir süreçte bu açıklamalar anlamlı ve önemlidir. KDP’den de aynı tutumu sergilemesini bekliyoruz. İç savaş Kürt halkına hizmet etmeyecektir. İç savaşın kazananı olmaz. Kürt halkı iç savaş istemiyor. Bu kırmızı çizgimizdir.   Federe Kürdistan’daki görüşmelerinizde ne önerdiniz?   KDP’nin son tutumu halkımızın kazanımlarına zarar veriyor. Bu Türkiye’nin işgal planıdır. Kürtleri de birbirine vurdurtarak sonuç almak istiyor. Kürdistanî partilerle gerçekleştirdiğimiz görüşmelerde bu durumu açıkça dile getirdik. Sorumlu bir tavır sergilediklerini gördük. Herkesin bu konuda hassas yaklaşması ve bir iç savaşın çıkmaması için çaba sarf etmesi gerekir. Burada Zînî Wertê’yi hatırlatmak istiyorum. O zaman da KDP güçleri ve gerilla arasında bir gerginlik yaşandı. Ama Kürdistanî partiler ulusal bir tavrı sergileyerek, araya girdi ve bu gerginliğin önüne geçti. İç savaşın zeminini yaratmaya çalışan güçlere engel olmalıyız. KNK olarak bu savaşın başlamaması için siyasi parti, kurum ve kuruluşlarla bir çaba içerisindeyiz. Çünkü şunu çok iyi biliyoruz; bu savaş yıkımdır.     “İç savaş yıkımdır” diyorsunuz, peki bunu engellemek için somut olarak neler yapacaksınız?   KNK olarak siyasi partilerden bir heyet oluşturduk. 20 Mayıs’ta siyasi partililerle bir araya geldik. Bu çalışmamız Hewlêr’de başladı, Süleymaniye’de devam etti. Halepçe, Xaneqîn, Ranya ve Kerkük gibi kentlerde de temaslarımız oldu. İşgalciliğe karşı ulusal bir tavır geliştirmek için çabalıyoruz. Görüşmelerde siyasi partiler, Türk devletinin amacının ne olduğunu bildiklerini, Kürdistan’ı ele geçirmek olduğunu ifade etti. Şu da bir gerçek ki siyasi partiler arasında bir birlik yok. Ancak işgalciliğe karşı yan yana duracaklarını ve tek ses olacaklarını söylediler. Şu an Hewlêr’de partiler işgalciliğe karşı ortak  bir çalışma yürütüyor. Bu çalışmaya katılım da çok iyi. Temaslarımızda şu çok açık ortaya çıktı; Kürt halkı işgalciliğe karşı ulusal bir tavır sergilenmesini istiyor. Bunun için yapılması gereken tek şey, halkın bu tepki ve tutumunu örgütlemektir. Karşımızda bütün değer ve kazanımlarımızı hedef alan bir güç var. Bütün Kürt aydınlarına, siyasetçilerine ve kadınlarına çağrımızdır; ulusal birlik için rol üslenin. Şimdi ulusal birlik ve Kürt kazanımlarını sahiplenme zamanıdır   Federe Kürdistan’da bir dizi görüşme yapmak için yola çıkan Uluslararası Barış Heyeti, Almanya ve Hewlêr’de engellendi. Heyetin bazı üyeleri gözaltına alındı, sınır dışı edildi. Heyet, “Kürdistan’ı Savun İnisiyatifi”i kurdu. KNK, heyetin ve inisiyatifin girişimlerini nasıl değerlendiriyor?     Bugün işgalciliğe destek veren herkes Kütlerin düşmanıdır. Düşmanımızı da dostumuzu da iyi tanımalıyız. KNK olarak çözümü diyalogda görüyoruz. Eğer Kürt güçleri arasında bir sorun varsa bunu ancak diyalog yoluyla çözüme kavuşturulabiliriz.   Uluslararası Barış Heyeti, işgale karşı Federe Kürdistan’a gelmek istedi. Ne yazık ki engellendiler ve geçişlerine izin verilmedi. Bu heyet, barışı ve özgürlüğü sağlamak için buraya geldi. Heyette yer alanlar dünyaca tanınan kişilerdir. KNK olarak bu heyetle diplomatik çalışmalar yaptık. Sadece bugün değil, DAİŞ’in bölgeye yönelik tehdidi, Efrîn, Serêkaniyê ve Şengal’e dönük saldırılar zamanında da bu heyet önemli ve anlamlı bir rol oynadı. Kürt dostları da bunun sağlaması için muazzam bir çaba içine girdi. Heyetin bu çalışmalarını anlamlı buluyoruz. Heyet engellendiğinde Federe Kürdistan İçişleri Bakanlığı tarafından skandal bir açıklama yapıldı. Bu heyetin bölgeyi karıştırmak için geldiğini söyledi. Bu kesinlikle doğru değil ve eleştirilecek bir açıklamadır. Bu heyet, Türkiye’nin saldırılarının hedefi olan köylere giderek incelemelerde bulunmak istiyordu. Kürtlere de şu çağrıda bulunuyorlardı; iç savaşı kabul etmeyin. KNK olarak heyetle görüştük. Onlar Kürdistan’ın misafirleriydi. Heyetin engellenmesi kabul edilemez. Bu durumu sadece KNK değil, Kürdistan Parlamentosu ve halk da eleştirdi. Bu heyet niye engellendi, neyden korkuyorlar? Bu heyet Kürdistan’a barışı için gelmişti. Almanya ve benzer ülkeler kendi menfaatlerini düşünüyor. Bizler de Kürdistan’ın çıkarları için hareket etmeliyiz. Seferberlik ruhuyla Kürdistan topraklarını korumalıyız. Gücümüz buna yeter.     KDP’nin Türkiye’nin yanında saf tutması Kürtlere ne getirir, ne götürür?   Ne yazık ki bugün dost düşman, düşman dost olmuş. Hiç kimse Türk devletinin Kürtlerin dostu olduğunu iddia edemez. Bunu söyleyenler Kürtlerin düşmanıdır. Kürtlerin dostu da düşmanı da bu gerçeği çok iyi biliyor. Eğer biz bugün düşmanımızı dost olarak görürsek bu tarihi bir hatadır. Türkiye bu zihniyetle hiçbir şekilde ve hiçbir zaman Kürtlerin dostu olamaz. Bugün işgalciliğe destek veren herkes Kütlerin düşmanıdır. Düşmanımızı da dostumuzu da iyi tanımalıyız. KNK olarak çözümü diyalogda görüyoruz. Eğer Kürt güçleri arasında bir sorun varsa bunu ancak diyalog yoluyla çözüme kavuşturulabiliriz.     KNK’nin Kürt güçlerine çağrısı nedir?   Kürtlerin bütün düşmanları birlik olmuş. Tarihi çelişki ve düşmanlıkları var; Türkiye, Suriye, Irak ve İran arasında büyük çatışmaların olduğunu biliyoruz. Ama söz konusu Kürtler olunca tüm bu güçler bir oluyor. Bunu görüp yaşıyoruz. Peki, Kürtler neden iç sorunlarını diyalogla çözmüyor? Gelin birlikte müzakere masasında oturalım. Varsa eleştirilerimizi yapalım ve kalıcı bir çözümü sağlayalım. KNK olarak çözümü iç diyalogda görüyoruz. Bu düşmanca saldırılara karşı tek çözüm mevzilerimizi güçlendirmek ve çözüm odaklı yaklaşmaktır.    MA / Zeynep Durgut