Suriçi rant bölgesi oldu 2022-02-08 09:01:19 DİYARBAKIR - Sur ilçesinde yerle bir edilen mahallelerde inşa edilen dükkanların davetiye usulüyle sermayedarlara peşkeş çekilmesini eleştiren Mimarlar Odası Eşbaşkanı Selma Aslan, “Alan ticarileşti, rant bölgesi oldu” dedi. Diyarbakır’ın Sur ilçesinde 2015 yılında ilan edilen sokağa çıkma yasağı sonrası yerle bir edilen 6 mahallede inşa edilen konut ve ticari yapılarda sona gelindi. İlk hazırlanan projede konut olarak tasarlanan ancak yapılan değişiklik sonrası ticari mekana çevrilen Hasırlı Mahallesi’ndeki 52 dükkanın yapımı tamamlandı. Tarihi Dört Ayaklı Minare’nin altından başlayarak, Sur diplerine giden ve ismi “Yenikapı Açık Hava Yaşam ve Kültür Merkezi” olarak değiştirilen cadde üzerinde inşa edilen iş yerleri 10 Şubat'ta yapılacak açık artırmayla kiraya verilecek.    SERMAYEDARLAR KATILABİLECEK   Toplu Konut İdaresi'nin (TOKİ) iştirakçisi olan Emlak Yönetim Hizmetleri ve Ticari A.Ş. tarafından yapılacak açık arttırma için sadece kentin sermayedarlarına davet gönderildi. Davetiyede, açık arttırmaya sadece "Diyarbakır’ın değerlerine değer katan" işletmelerin katılabileceği belirtildi. Kentin dokusuna aykırı inşa edilen iş yerlerinin kirası için en düşük açılış fiyatı 8 bin ila 17 bin TL olarak belirlendi. Açık arttırmaya katılım için ayrıca 30 bin ila 100 bin TL arasında teminat bedeli isteniyor.    HAK SAHİPLERİNİN MAĞDURİYETİ    Duruma tepkili olan Diyarbakır Mimarlar Odası'nın Eşbaşkanı Selma Aslan, Suriçi olarak bilinen bölgede "acele kamulaştırma" kapsamında 3 bin 500 yapının yıktırıldığını hatırlattı. Aslan, “Çatışmalar bittikten sonra tahrip olan yapılar vardı, ama yıkılmamıştı. Yapıların çoğu çatışmalar bittikten sonra yıkıldı. Yaklaşık 6 yıllık süreç içerisinde alana giriş çıkışlar yasaklıydı. Oradaki yapılan çalışmalardan da kimsenin bilgisi yoktu” dedi.    Aslan, ihaleye çıkarılan yapıların planlama aşamasında konut alanı olarak planlandığını, ancak proje değişikliğiyle bölgenin ticari alana çevrildiğini aktardı. Hak sahipleriyle yapılan sözleşmenin Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından tek taraflı feshedildiğini aktaran Aslan, hak sahiplerini başka yerlerden ev ya da para seçeneği sunulduğunu ifade etti. Hak sahiplerinin mağdur edildiğine dikkati çeken Aslan, "Şu anda alan ticarileşti, rant bölgesi oldu. Bugün de oraların ihalesi yapılıyor” diye kaydetti.    TOKİ 10 VERİP 100 İSTEDİ    Açık artırmanın TOKİ'nin iştiraki şirket tarafından yapıldığına dikkati çeken Aslan, TOKİ'nin insanları mağdur ettiğini söyledi. Aslan, "İnsanların evlerini yıktı. 10 lira verdiği insanlardan sonradan 100 lira istemeye başladı. Orada elde ettiği rant yetmiyormuş gibi şimdi de iştiraki olan şirket, buranın ihalesinde yer alıyor" ifadelerini kullandı. Sur'da yıkım ve yapım aşamasında eleştirilerinin hiçbir zaman dikkate alınmadığını söyleyen Aslan, kentin UNESCO Dünya Kültür Mirası Listesi’nde olduğuna işaret ederek, "Ancak çok özensiz yaklaşıldı. Oradaki kent merkezi ve kültürel miras alanı olan bölge tamamen sermayenin yeni yatırım alanı olarak planlandı. Kentsel dönüşüm projesiyle de korunması gereken yapılar yerine projeler yapıldı, yeni fonksiyonlar eklendi. Eklenen fonksiyonlar da ticari fonksiyonlardır. Bu böyle olunca alanın kullanıcıları da değişti” ifadelerini kullandı.    ASİLMİLASYON    İhalesi yapılacak ticari mekanların bulunduğu bölgenin isminin "Yenikapı Açık Hava Yaşam ve Kültür Merkezi" olarak değiştirilmesini de eleştiren Aslan, bunun asimilasyonun bir parçası olduğunu kaydetti. Aslan, "Alanda hem tarihi hem kültürel hem sosyolojik kıyım yaşandı. Dolayısıyla bütün bunlar asimilasyonun bir parçası. Hasırlı Mahallesi’nin kendi sokak dokusu var. Kendine özgü yapı dokusu vardı. Onlar ne yaptı, kaplama taşı kullandılar. Bir bütünen doku bozuldu. Hem doku bozuldu hem asimilasyon yaşandı" şeklinde konuştu.     RANT İHALESİ   Aslan, Sur’da yaşayanların sosyo-ekonomik durumuna da değinerek, şunları söyledi: "Şimdi siz kentte bir ticari alan yaratıyorsunuz, kentin kalkınmasını planlıyorsunuz. Bunu da kentin en yoksul kesimi üzerinden planlayarak, rant alanı sağlamaya çalışarak, büyük şirketlere ve firmalara alan açıyorsunuz. Bu çok düşündürücü."     Davetiyede ihaleye sadece sermayedarların katıldığına dikkati çeken Aslan, bu durumu da eleştirerek, şöyle devam etti: "Markalar denince acaba yerel bunun ne kadar içindedir? Yerel firmaların ihaleye dahil olması gerekiyorsa 200 bin lira bir kiralama bedelinde 100 bin lira bir teminat bedeli ağır bir yük olduğunu söyleyebiliriz. İnşaat işlerinde adrese teslim ihaleler mi yapılıyor, alıcılar önceden belli mi? Bunları, 10 Şubat’taki açık artırmada göreceğiz. Bize öyle geliyor ki rant odaklı ve tamamen Diyarbakır’ın yerel firmaları düşünülmeden açılan bir ihale."