Deprem tarım ve hayvancılığı da vurdu: Göç etmeyelim 2023-02-21 09:07:10 İZMİR - Depremin vurduğu köylerde yardımların yetersiz olduğuna dikkati çeken TARIM-SEN kurucu üyesi Umut Kocagöz, inşa süreçlerinde köylülerin mülksüzleştirme durumunun gelişebileceği ve tarımla hayvancılığın bitebileceği uyarısında bulundu.     Mereş merkezli 6 Şubat'ta meydana gelen 7,7 ve 7,6 şiddetindeki depremler 11 ili etkiledi. Tarım İşçileri Sendikası (TARIM-SEN) verilerine göre depremin yaşandığı bölgeler ülkenin bitkisel üretim hacminin yaklaşık yüzde 20’sini, küçükbaş-büyükbaş hayvan varlıklarının yaklaşık yüzde 15’ini oluşturuyor. TARIM-SEN kurucu üyesi Umut Kocagöz, tarım ve hayvancılık yapılan alanlarda meydana gelen depremin etkilerine ve önümüzdeki süreçte halkı bekleyen tehlikelere ilişkin uyarılarda bulundu.    ‘KÖYLÜLER YALNIZ BIRAKILDI’    Depremin 3’ncü gününde 8 il 25 ilçe ve bazı köylerde gözlem yaptıklarını söyleyen Kocagöz, depremin büyük tahribatlara neden olduğunu belirtti. Hem tarımsal hem de hayvansal üretimin büyük bölümünün deprem bölgesinde olduğunu işaret eden Kocagöz, deprem sonrası köylere yönelik ciddi bir arama kurtarma faaliyetinin söz konusu olmadığını söyledi. Kocagöz, “Arama, kurtarma ve yardımların en son ulaştığı yerler köyler oldu. Depremin 9’uncu gününe kadar enkaz altında kurtarılamayan hayvanlar oldu. Kıra yönelik hazırlıklı bir arama kurtarmanın olmadığı net bir şekilde anlaşılmış oldu” diye belirtti.   KAYITLI OLANLAR DESTEK ALIYOR   Deprem bölgesine saman, yem ihtiyaçları ve süt sağmanın gerçekleşmesi için jeneratör gibi ihtiyaçların söz konusu olduğunu ifade eden Kocagöz, Tarım Bakanlığı’nın bölgeye yönelik yardımlarda geç ve sınırlı kaldığını söyledi. Kocagöz, çiftçilerin çiftçi kayıt sistemine kayıt yaptırması, hayvancılık yapanların ise Damızlık Birliği'ne kayıtlı olması halinde destek alabileceğini söyleyerek, "Türkiye'de yaklaşık çiftçilerin yüzde 58 bu sisteme kayıtlı değil. Süt ürünlerine yönelik 30 milyona yakın hayvan var. Bunların yaklaşık 10 milyonu kayıtlı. Bakanlığın destekleri öncelikli olarak kayıtlı nüfusa göre tasarlanmış. Son birkaç gündür bakanlık ve sanayicilerle beraber yardım süreci başladı. Kayıtlı olmayan çok sayıda çiftçi var" diye aktardı.    Kayıtlı olmayan çiftçilerin de yardımlardan faydalanması için kamuoyu oluşturacaklarını söyleyen Kocagöz, bakanlığın kayıtlı, kayıtsız ayrımını geride bırakması gerektiğini vurguladı. Kocagöz, “Bakanlık köylüler için bütün imkanları seferber etmeli. Yıllardır şirket çiftçiliğine yönelik politikalar geliştiren bakanlık, küçük üreticinin üretmesi önünde engel oluşturmuştur” ifadelerini kullandı.    KÖYLÜLERLE DAYANIŞMAYA   TARIM-SEN olarak bölgede tespit ve koordinasyon sağladıklarının altını çizen Kocagöz, İzmir’de bulunan merkez binalarında yardımları toplayacaklarını söyledi. Kocagöz, “Afet gönüllüleri ile beraber, yem, erzak gitmemiş köylere bunun teminini sağlayıp yetkilileri duyarlı olmaya zorluyoruz. Köylülerin ihtiyacını sağlamak ve dayanışmak için kampanya başlattık. Şuan yem, ilaç, jeneratör gibi ihtiyaçları karşılamaya yönelik çalışma yürütüyoruz” diye aktardı.    MÜLKSÜZLEŞTİRME KAYGISI   İnşaat süreçlerinde köylülerin mülksüzleştirme durumunun da gelişebileceği uyarısında bulunan Kocagöz, ev ve ahırların yapım sürecinde köylülerin yanında olacaklarını dile getirdi. Kocagöz, “Köylülere verilecek yeni evlerin daha düşük metrekareye sahip olması, ya da yeni yapılacak ahırların hangi imkanları barındıracağı gibi konuların takipçisi olacağız. Köylülere yapılmayan yardımlar ciddi bir göçe neden olacak. Göç süreci üretim sürecinden çekilmeye neden olacak. TARIM-SEN olarak köylülerin üretmesini savunuyoruz. Köylülerin hem hayvancılık hem de tarım alanında üretim için yanında olacağız. Hak gasplarının yaşanmasını engellemeye çalışacağız” diye konuştu.   MA / Delal Akyüz