İşte Abdullah Öcalan’ın el yazısıyla kaleme aldığı çağrı metni 2025-02-27 19:06:58 HABER MERKEZİ -  PKK Lideri Abdullah Öcalan’ın tarihi çağrı metninin el yazısı da paylaşıldı.  Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) İmralı Heyeti, PKK Lideri Abdullah Öcalan’ın tarihi çağrısını İstanbul'da kamuoyu ile paylaştı. Çağrı metninin Kürtçesini Ahmet Türk, Türkçesini ise DEM Parti Milletvekili Pervin Buldan okudu.    Açıklama PKK Lideri Abdullah Öcalan ve DEM İmralı Heyeti’nin birlikte çektiği fotoğraf karesi eşliğinde yapıldı.    Açıklamadan hemen sonra Abdullah Öcalan’ın el yazısıyla hazırladığı tarihi çağrı metni de kamuoyuyla paylaşıldı. Metin kısa sürede yüzlerce kişi tarafından sanal medyada paylaşıldı.    İşte Abdullah Öcalan’ın el yazısıyla kaleme aldığı çağrı metni   Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) İmralı Heyeti, PKK Lideri Abdullah Öcalan’ın tarihi çağrısını İstanbul'da kamuoyu ile paylaştı. Çağrı metninin Kürtçesini Ahmet Türk, Türkçesini ise DEM Parti Milletvekili Pervin Buldan okudu.    Açıklama PKK Lideri Abdullah Öcalan ve DEM İmralı Heyeti’nin birlikte çektiği fotoğraf karesi eşliğinde yapıldı.    Açıklamadan hemen sonra Abdullah Öcalan’ın el yazısıyla hazırladığı tarihi çağrı metni de kamuoyuyla paylaşıldı. Metin kısa sürede yüzlerce kişi tarafından sanal medyada paylaşıldı.    Abdullah Öcalan’ın "Barış ve Demokratik Toplum" çağrısı şöyle:    "Barış ve Demokratik Toplum Çağrısı   PKK; tarihin en yoğun şiddet yüzyılı olan 20. asrı, iki dünya savaşı, reel-sosyalizm ve dünya genelinde yaşanan soğuk savaş ortamları, Kürt realitesinin inkarı, başta ifade olmak üzere özgürlükler konusunda yasaklardan kaynaklı oluşan zeminde doğmuştur.   Teori, program, strateji ve taktik olarak yüzyılın reel-sosyalist sistem gerçeğinin ağır etkisinde kalmıştır. 1990’larda reel-sosyalizmin iç nedenlerle çöküşü ve ülkede kimlik inkarının çözülüşü, ifade özgürlüğünde sağlanan gelişmeler, PKK’nin anlam yoksunluğuna ve aşırı tekrara yol açmıştır. Dolayısıyla ömrünü benzerleri gibi tamamlamış ve feshini gerekli kılmıştır.   Kürt-Türk ilişkileri; 1000 yılı aşan tarihler boyunca Türkler ve Kürtler, varlıklarını sürdürmek ve hegemonik güçlere karşı ayakta kalmak için gönüllülük yönü ağır basan, hep bir ittifak içinde kalmayı zorunlu görmüşlerdir.   Kapitalist modernitenin son 200 yılı, bu ittifakı parçalamayı esas gaye edinmiştir. Etkilenen güçler, sınıf temelleriyle birlikte buna hizmeti esas bellemişlerdir. Cumhuriyetin tek tipçi yorumlarıyla birlikte bu süreç hızlanmıştır. Günümüzde çok kırılgan hâl alan tarihsel ilişkiyi, kardeşlik ruhu içinde inançları da göz ardı etmeden yeniden düzenlemek esas görevdir.   Demokratik toplum ihtiyacı kaçınılmazdır. Cumhuriyet tarihinin en uzun ve kapsamlı isyan ve şiddet hareketi olan PKK’nin; güç ve taban bulması, demokratik siyaset kanallarının kapalı olmasından kaynaklanmıştır.   Aşırı milliyetçi savruluşunun zorunlu sonucu olan; ayrı ulus-devlet, federasyon, idari özerklik ve kültüralist çözümler, tarihsel toplum sosyolojisine cevap olamamaktadır.   Kimliklere saygı, kendilerini özgürce ifade edip, demokratik anlamda örgütlenmeleri, her kesimin kendilerine esas aldıkları sosyo-ekonomik ve siyasal yapılanmaları ancak demokratik toplum ve siyasal alanın mevcudiyetiyle mümkündür.   Cumhuriyetin ikinci yüzyılı ancak demokrasiyle taçlandırıldığında kalıcı ve kardeşçe bir sürekliliğe sahip olabilecektir. Sistem arayışları ve gerçekleştirmeler için demokrasi dışı bir yol yoktur. Olamaz. Demokratik uzlaşma temel yöntemdir.   Barış ve demokratik toplum döneminin dili de gerçekliğe uygun geliştirilmek durumundadır.   Sayın Devlet Bahçeli'nin yaptığı çağrı, Sayın Cumhurbaşkanın ortaya koyduğu iradeyle diğer siyasi partilerin malum çağrıya dönük olumlu yaklaşımlarıyla oluşan bu iklimde silah bırakma çağrısında bulunuyor ve bu çağrının tarihi sorumluluğunu üstleniyorum.     Varlığı zorla sona erdirilmemiş her çağdaş cemiyet ve partinin gönüllü olarak yapacağı gibi devlet ve toplumla bütünleşme için kongrenizi toplayın ve karar alın; tüm gruplar silah bırakmalı ve PKK kendini feshetmelidir.    Ortak yaşama inanan ve çağrıma kulak veren tüm kesimlere selamlarımı iletirim.    25 Şubat 2025   Abdullah Öcalan"