İZMİR - Kadın gazeteci olmanın zorluklarını anlatan gazeteci Melike Aydın, tüm baskılara rağmen kadın odaklı haberciliğin büyüdüğünü söyledi.
Gazetecilik kariyerine Ankara’daki yerel bir gazetede başlayan ve şu anda JINNEWS’te muhabirlik yapan Melike Aydın, meslek hayatına dair deneyimlerini paylaştı. Yerel gazetecilik yaptığı dönemde JINHA’yı keşfettiğini belirten Melike Aydın, ajansın kadın haberciliğine odaklanması nedeniyle dikkatini çektiğini ve 2016 yılında ajansta çalışmaya başladığını söyledi.
Yerel gazetede edindiği deneyimi gerçek anlamda gazetecilik olarak tanımlamadığını ifade eden Melike Aydın, “Hayaliniz gazetecilik yapmak ama orada size çok farklı bir bakış açısıyla, bambaşka bir amaçla yaklaşıyorlar. Yine de bir yerden başlamak gerekiyordu ve ben de yerel gazetede başladım. Bu süreçte Ankara’da gazetecilik yaptım, dolayısıyla Ankara’nın dinamiklerini az çok biliyorum. Diyarbakır’da çok kısa bir süre çalıştım, ardından Dersim’de ve Ege Bölgesi illerinde gazetecilik yaptım. Bu bölgeleri, hem haber kaynakları hem de toplumsal yapı ve kadınların konumu açısından kıyaslayabiliyorum. Aralarında gerçekten ciddi farklar var. Her bölgenin etnik, sosyolojik ve ekonomik yapısı birbirinden oldukça farklı. Bu da doğal olarak insanların yaklaşımına, bakış açılarına ve gündelik hayatlarına yansıyor. Kürdistan illeri ile batıdaki iller arasında belirgin farklar var” dedi.
HAK ODAKLI HABERCİLİK
Melike Aydın, habercilikte kadın dilinin yaygınlaştırılmasının insani değerlerin de yaygınlaştırılması anlamına geldiğini dile getirdi. Hak odaklı dilin herkes tarafından kullanılması gerektiğini vurgulayan Melike Aydın, “Bütün yayın organlarının bu dili benimsemesi gerekiyor. Bu dil, faili açığa çıkaran ve suça maruz kalanın yanında duran, yani ondan yana bir bakış açısıyla şekillenen bir dil olmalı. Aslında bu, hakikatin ta kendisidir. Ben de JINHA'da çalışmaya başladıktan sonra kadın haberciliğinin ne olduğunu daha iyi kavradım. Bunu aslında okurlar da fark eder. Aynı konuyla ilgili bir haberi ana akım medyada okuyun, bir de hak odaklı bir yayın organında okuyun; aradaki farkı hemen görürsünüz. Ana akım medya, çoğu zaman faili över ve işlediği suçu meşrulaştırır. Oysa hak odaklı habercilik, bunun bir suç olduğunu net bir şekilde ortaya koyar ve olayı suça maruz kalanın gözünden yansıtır. Yani aslında bu dil, hakikati anlatan bir araçtır” şeklinde konuştu.
Erkeklerin tekelinde olduğu düşünülen alanlarda artık kadınların daha fazla yer edindiğini söyleyen Melike Aydın, "Ben 2016’da bu alana adım attım. O süreçten bugüne kadar, yaşanan kapatılmaların büyük etkisi oldu. JINHA kapatıldı, ardından ŞUJIN açıldı, o da kapatıldı ve şimdi JINNEWS ile devam ediyoruz. Sürekli hedef gösteriliyoruz, terörize ediliyoruz. Bu durum, tanınırlığımızın artmasının önüne de geçiyor. Tüm bunlara rağmen, kadın gazeteciliğinin geliştiğini görmek mümkün. Üstelik bu yalnızca benim çalıştığım kurumla sınırlı değil. Çevremizdeki birçok gazete, kadın odaklı haberciliğe önem veriyor ve bu bakış açısıyla haber yapan kurumların sayısı artıyor. Öte yandan, biz kadınlar sahada ne kadar çok yer alırsak, çevremizdeki meslektaşlarımızı da o kadar etkiliyoruz. Beraber çalıştığımız arkadaşlarımızda da bu farkındalığı yaratıyoruz. Giderek çoğaldığımızı ve bu durumun gazetecilik diline de yansıdığını görüyorum. Burada önemli bir nokta daha var: Halkı cahiller kitlesi olarak görmek büyük bir hata. Halkın da kendi içinde güçlü vicdani değerleri var ve biz, haber diliyle bu değerlere hitap ediyoruz. Sonuç olarak, insanlar gerçeği görüyor” diye belirtti.
* Bu haber, DFG'nin "Toplumsal Cinsiyet Eşitliğinin Anaakımlaştırılması: Kadın Gazetecileri Savunmak" projesi kapsamında yayınlanmıştır.